1086 sayılı Kanun'un 101. maddesi ile 6100 sayılı HMK'nın 389. maddesi, ihtiyati tedbirin şartları açısından nasıl bir farklılık göstermektedir? HMK m. 389'un gerekçesi bu değişikliği nasıl açıklamaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #167510

HMK m. 389'un gerekçesinde belirtildiği üzere, 1086 sayılı Kanun'un 101. maddesi ihtiyati tedbirin şartlarını tek tek ve somut durumlar üzerinden (ayni münazaa, nafaka vb.) sayma yoluna gitmişti. Bu sayım, şartlardan çok, tedbirin her bir hak veya şey bakımından uygulamasını da içeren dağınık bir düzenlemeydi. Ayrıca m. 103 genel bir hüküm içeriyordu. 6100 sayılı HMK m. 389 ise bu dağınıklığa son vererek, ihtiyati tedbirin şartlarını tek bir genel ve soyut kural altında toplamıştır. HMK m. 389, 'hakkın elde edilmesinin zorlaşması veya imkansızlaşması ya da gecikmeden dolayı ciddi bir zarar doğması endişesi' gibi genel bir çerçeve çizerek, bu çerçevenin tüm uyuşmazlıklara uygulanabilmesine olanak tanımıştır. Bu değişiklik, ihtiyati tedbir kurumunu daha esnek ve genel uygulanabilir bir yapıya kavuşturmuştur.