Yağma suçunun işlendiği sırada failin, hukuki bir alacağı olduğuna inanması ancak gerçekte böyle bir alacağının bulunmaması durumunda, TCK m. 30 (hata) hükümleri ile TCK m. 150/1 arasında bir ilişki kurulabilir mi? Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 2022/12687 E. sayılı kararındaki atıflar bu konuda ne gibi bir ipucu vermektedir?
Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında bu konuya doğrudan bir çözüm getirilmemiş ancak atıf yapılan doktrin görüşleri (Centel/Zafer/Çakmut, Gökcan/Artuç) bu ihtimalin değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Buna göre, failin alacağının varlığına inanarak ve bu hakkı elde etme özel kastıyla hareket etmesi, ancak bu inancında kaçınılmaz bir hataya düşmesi halinde, TCK m. 30'da düzenlenen hata hükümlerinin uygulanması gündeme gelebilir. Eğer fail, alacağı olduğu yönünde kaçınılmaz bir yanılgı içindeyse, bu durum kastını etkileyebilir ve eylemin TCK m. 150/1 yollamasıyla hukuki alacağın tahsili amacıyla yağma suçu kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceğinin tartışılması gerekir. Karar, bu tür durumlarda mahkemenin, sanığın subjektif durumu olan 'hata' ihtimalini de somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirmesi gerektiğine işaret etmektedir.