Müdafi ile sanığın iradelerinin kanun yoluna başvuru konusunda çelişmesi halinde hangisine üstünlük tanınır? Ceza Genel Kurulu'nun 2019/573 E. sayılı kararı, müdafinin hukuki statüsünü ve bu konudaki rolünü nasıl tanımlamaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #167493

CGK'nın 2019/573 E. sayılı kararına göre, müdafi ile sanık arasındaki ilişki, özel hukuktaki gibi bir 'vekalet' veya 'temsil' ilişkisi değildir. Müdafi, sanıktan bağımsız, kamusal bir savunma görevini yerine getiren ayrı bir ceza muhakemesi öznesidir. Bu nedenle müdafi, talimatla bağlı değildir ve sanığın lehine olmak kaydıyla, onun isteğine aykırı davranabilir. Örneğin, sanık istemese bile lehine olan bir kanun yoluna başvurabilir. Kararda, kanun yolu başvuru süresinin müdafiye yapılan tebligatla başlayacağı kabul edilmekle birlikte, sanığa da ayrıca tebligat yapılmasının, müdafinin olası bir kusuru (örneğin süreyi kaçırması) halinde sanığa eski hale getirme talebinde bulunma imkanı tanıdığı belirtilmiştir. Ancak iradeler çeliştiğinde, müdafinin sanık lehine yaptığı başvuru geçerli kabul edilir, zira müdafi kamusal bir görev ifa etmektedir.