TCK m. 150/1'in uygulanmasında, alacak-borç ilişkisinin varlığına dair ispat standardı nedir? Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 2022/12687 E. sayılı kararı, ceza yargılaması ile hukuk yargılamasındaki ispat kurallarını nasıl karşılaştırmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #167487

Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında, TCK m. 150/1'in uygulanması için alacağın varlığının bir hukuk mahkemesinde kesin olarak ispatlanmış olması şartının aranmadığı vurgulanmıştır. Karara göre, hukuk yargılamasında 'şekli gerçeklik' ve 'senede karşı senetle ispat' gibi katı kurallar geçerliyken, ceza yargılamasında 'maddi gerçek' araştırılır ve her türlü delil serbestçe değerlendirilir. Bu nedenle, taraflar arasında 'soyut ve kendini kurtarmaya yönelik bir iddiayı aşan boyutta ciddi bir hukuki ilişki ve alacak iddiası olduğu' anlaşılabiliyorsa, bu durumun TCK m. 150/1'in uygulanması için yeterli olduğu kabul edilmelidir. Hatta kararda, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi gereği, alacağın varlığı konusunda ciddi bir şüphe oluşmuşsa, sanık lehine yorum yapılması gerektiği belirtilmiştir. Dolayısıyla, ceza hâkimi, hukuk mahkemesi gibi katı ispat kurallarıyla bağlı değildir.