Hukuki bir alacağın tahsili amacıyla eşler arasında işlenen yağma suçunda TCK m. 150/1 uygulanabilir mi? Ceza Genel Kurulu'nun 2017/275 E. sayılı kararında, evlilik sırasında kadına takılan ziynet eşyalarının (takıların) zorla alınması eylemi, TMK'daki mal rejimi hükümleri çerçevesinde nasıl değerlendirilmiştir?
CGK'nın 2017/275 E. sayılı kararına göre, TCK m. 150/1'in uygulanması için failin, mağdurdan hukuki bir ilişkiye dayalı 'alacağı' olması gerekir. Kararda, evlilik sırasında kadına takılan ziynet eşyalarının, kim tarafından alınırsa alınsın, kadına bağışlanmış sayıldığı ve onun 'kişisel malı' olduğu (TMK m. 220) yerleşik Yargıtay içtihadıyla kabul edilmiştir. Bu nedenle, yasal mal rejimi olan 'edinilmiş mallara katılma rejimi'ne tabi olsalar dahi, bu ziynetler üzerinde erkeğin bir alacak hakkı bulunmamaktadır. Dolayısıyla, kocanın, karısının kişisel malı niteliğindeki ziynet eşyalarını cebir veya tehditle alması eyleminde, hukuki bir alacağın tahsili amacı söz konusu olmadığından, TCK m. 150/1'in uygulanma koşulları oluşmaz ve eylem nitelikli yağma suçu olarak değerlendirilir.