CMK m. 260 uyarınca, kovuşturma aşamasında davadan haberdar edilmemiş olan 'suçtan zarar gören'in kanun yollarına başvurma hakkını kullanabilmesi için hangi usuli işlemlerin yapılması gerekmektedir? Ceza Genel Kurulu'nun 2019/22 sayılı kararı bu süreci nasıl açıklamaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #167478

Ceza Genel Kurulu'nun 2019/22 sayılı kararına göre, 'katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş' bir kişi (somut olayda kimliği tahrif edilen nüfus cüzdanı sahibi) kovuşturma aşamasında davadan haberdar edilmemişse, bu kişinin kanun yoluna başvurma hakkı (CMK m. 260/1) saklıdır. Bu hakkın kullanılabilmesi için, yargılama sonunda verilen gerekçeli kararın, CMK m. 35/2 uyarınca bu kişiye tebliğ edilmesi zorunludur. Eğer yerel mahkeme bu tebliği yapmadan dosya temyize gelirse, Yargıtay'ın (Özel Dairenin) öncelikle bir 'tevdi kararı' vererek, dosyanın yerel mahkemeye geri gönderilmesini ve kararın suçtan zarar görene tebliğ edilerek temyiz hakkını kullanma olanağının tanınmasını sağlaması gerekir. Tebliğden sonra kişi temyiz yoluna başvurursa, dosyalar birleştirilip birlikte incelenir; başvurmazsa, diğer temyiz talepleri incelenir. Bu usul, Anayasa'nın 36. maddesindeki hak arama hürriyetinin ve CMK m. 234'teki mağdur haklarının bir gereğidir.