Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 2013/1 E., 2014/1 K. sayılı kararı, HMK'nın yürürlüğe girmesiyle bölge adliye mahkemeleri faaliyete geçene kadarki ara dönemde, ihtiyati tedbir talebinin reddi veya itiraz üzerine verilen kararlara karşı temyiz yoluna başvurulup başvurulamayacağı sorununu nasıl çözmüştür? Kararın temel gerekçesi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #167473

YİBK, bu kararlara karşı temyiz yoluna başvurulamayacağına karar vermiştir. Kararın temel gerekçesi şudur: HMK m. 391/3 ve m. 394/5'te öngörülen 'kanun yolu', istinaftır. HMK Geçici Madde 3, bölge adliye mahkemeleri faaliyete geçene kadar sadece 1086 sayılı HUMK'un 'temyize ilişkin' hükümlerinin uygulanmasını öngörmektedir. İhtiyati tedbir kararları, HUMK sistematiğinde 'nihai karar' olmayıp 'ara kararı' niteliğindedir ve HUMK'a göre ara kararları kural olarak tek başına temyiz edilemez. İhtiyati haciz için İİK'da özel bir temyiz yolu düzenlenmişken, ihtiyati tedbir için HUMK'da böyle özel bir düzenleme yoktur. Dolayısıyla, HMK'nın istinaf öngördüğü bir durumda, sırf istinaf mahkemeleri faaliyette değil diye, HUMK'da yeri olmayan bir temyiz yolunu kıyas veya yorum yoluyla yaratmak, mahkemelerin görevini kanunla belirleyen Anayasa'nın 142. maddesine aykırı olur. Yargıtay, kendi görev alanını yorum yoluyla genişletemez.