Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 2016/27367 E. sayılı kararında, bir para alacağının güvence altına alınması talebinin 'ihtiyati tedbir' mi yoksa 'ihtiyati haciz' mi olduğu nasıl ayırt edilmiştir? Mahkemenin talebin hukuki nitelendirmesini re'sen yapma yetkisi (HMK m. 33) bu kararda nasıl ele alınmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #167472

Kararda, ihtiyati tedbir ile ihtiyati haciz arasındaki temel fark vurgulanmıştır: İhtiyati tedbir kural olarak paradan başka şeyler (haklar, taşınır/taşınmaz mallar) hakkındaki davalarda ve 'uyuşmazlık konusu olan şey' üzerine konulurken; ihtiyati haciz (İİK m. 257) ise bir para alacağının ödenmesini güvence altına almak için borçlunun mallarına (dava konusu olsun veya olmasın) geçici olarak el konulmasıdır. Somut olayda, davacı işçi alacaklarının tahsili için davalının SGK'daki hak edişlerine tedbir konulmasını istemiştir. Yargıtay, davacının talebi 'ihtiyati tedbir' olsa da, amacın bir para alacağını teminat altına almak olduğunu belirtmiştir. HMK m. 33 uyarınca 'hâkim, Türk hukukunu re'sen uygular' ilkesi gereği, talebin hukuki nitelendirmesini hâkimin yapması gerektiğini ve bu talebin aslında 'ihtiyati haciz' niteliğinde olduğunu kabul etmiştir. Bu nedenle, ihtiyati tedbir hükümlerinin değil, ihtiyati haciz hükümlerinin uygulanması gerektiğine karar vermiştir.