Bir kadın işçinin, evlilik tarihinden itibaren 1 yıl içinde sözleşmeyi feshetmesi halinde kıdem tazminatına hak kazanması, bu feshin 'haklı fesih' mi yoksa 'geçerli fesih' mi olduğu konusunda nasıl bir hukuki tartışma yaratmaktadır? Bu ayrımın işçinin diğer hakları (örneğin işsizlik maaşı) üzerindeki etkisi ne olabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #167221

Bu durum, hukuki bir tartışma yaratmaktadır. İş Kanunu m.24'te sayılan klasik 'haklı fesih' nedenlerinden (sağlık, ahlaka aykırılık, zorlayıcı neden) farklı olarak, evlilik nedeniyle fesih, işverenin bir kusuruna veya işyerindeki bir olumsuzluğa dayanmaz. Bu nedenle doktrinde bir görüş, bunun tam anlamıyla bir 'haklı fesih' olmadığını, kanunun işçiye tanıdığı özel bir 'geçerli fesih' veya 'sui generis fesih' hakkı olduğunu savunur. Ancak Yargıtay, sonucu itibarıyla kıdem tazminatına hak kazandırdığı için bunu haklı fesih kategorisi içinde değerlendirme eğilimindedir. Bu ayrımın pratik önemi, işçinin diğer haklarında ortaya çıkar. Örneğin, işsizlik sigortasından yararlanabilmek için işçinin 'kendi istek ve kusuru dışında' işini kaybetmesi gerekir. Haklı nedenle fesih bu kapsama girerken, salt 'istifa' girmez. SGK ve İŞKUR uygulaması, evlilik nedeniyle feshin, kanunda kıdem tazminatına hak kazandıran bir durum olarak özel düzenlendiği için, işçinin kendi isteğiyle ayrılmasına rağmen işsizlik maaşına hak kazanacağı yönündedir. Bu da evlilik nedeniyle feshin, basit bir istifadan farklı, özel bir hukuki statüye sahip olduğunu göstermektedir. (Kaynak: kendi-istegiyle-isten-ayrilan-tazminat-alabilir-mi)