İdari yargıda dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. ve 5. maddelerine uygun olmaması halinde, 15. maddenin 1/d bendi uyarınca 'dilekçenin reddine' karar verilir. Danıştay 13. Daire'nin 2016/3280 E. sayılı kararında, davacının iptal istemiyle birlikte tazminat da talep etmesine rağmen, tazminat miktarını açıkça belirtmemesi nasıl bir sonuca yol açmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #167219

Danıştay 13. Daire'nin ilgili kararında, davacının 'işlemden kaynaklanan alacağının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi' şeklinde belirsiz bir tazminat talebinde bulunması, İYUK m.3/2-d'ye aykırı bulunmuştur. Bu madde, tam yargı davalarında 'uyuşmazlık konusu miktarın' dilekçede gösterilmesini zorunlu kılar. Mahkeme, bu eksiklik nedeniyle dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine aykırı olduğuna karar vermiştir. Bu durum, İYUK m.15/1-d gereğince 'dilekçenin reddi' kararı verilmesini gerektirir. Kararda da belirtildiği gibi, davacının, tazmini istenilen miktarı tam olarak yazarak, bu miktar üzerinden harçları yatırarak ve gerekçelerini belirterek yeniden dava açması gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirsiz alacak davası kurumunun idari yargıda uygulanmaması nedeniyle, tazminat miktarının net bir şekilde belirtilmesi bir dava şartı olarak kabul edilmektedir. (Kaynak: idari-yargilama-usulu-kanunu-3-madde-iyuk)