5275 sayılı İnfaz Kanunu m.59 ve ilgili Yönetmelik hükümleri, hükümlülerin avukatlarıyla görüşme hakkını düzenlerken, İnfaz Kanunu m.116 bu hükümlerin tutuklular hakkında da uygulanacağını belirtir. Ancak metinde, Yönetmelikle getirilen kısıtlamaların (yazılı beyan, notların aranması gibi) tutuklulara uygulanamayacağı savunulmaktadır. Bu savunmanın temel hukuki dayanağı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #167206

Bu savunmanın temel hukuki dayanağı, İnfaz Kanunu m.116'nın birinci fıkrasının son cümlesidir. Bu cümleye göre, hükümlüler için düzenlenen hükümlerin tutuklular hakkında uygulanabilmesi için bu hükümlerin 'tutukluluk hali ile uzlaşır yanları' olması gerekir. Metnin yazarı, Yönetmelikle getirilen ve kanuni dayanağı olmayan 'yazılı beyan verme zorunluluğu' veya 'el yazısı notlarının aranması' gibi kısıtlamaların, 'suçsuzluk/masumiyet karinesi' altında bulunan ve savunma hakkını en geniş şekilde kullanması gereken tutuklunun haklarıyla uzlaşmadığını savunmaktadır. Tutukluluk bir tedbirdir, ceza değildir. Bu nedenle, henüz suçluluğu sabit olmamış bir kişiye, savunma hakkını bu denli kısıtlayan ve hükümlüler için dahi kanunda öngörülmeyen tedbirlerin uygulanması, 'tutukluluk hali ile uzlaşır' nitelikte değildir. Bu nedenle yazar, bu kısıtlamaların tutuklulara tatbikinin mümkün olmadığını iddia etmektedir. (Kaynak: hukumlu-ve-tutuklunun-avukati-ile-gorusme-usulu)