Çevrenin kasten kirletilmesi suçunda (TCK m.181), 'ilgili kanunlarla belirlenen teknik usullere aykırılık' unsuru, ceza hukukunun kanunilik ilkesi açısından nasıl bir özellik göstermektedir? Bu teknik usullerin kaynağı nedir?
Bu unsur, ceza normunun 'açık çerçeve hüküm' veya 'atıf tekniği' ile düzenlendiğini göstermektedir. TCK m.181, hangi davranışların yasak olduğunu doğrudan kendisi saymak yerine, idari nitelikteki başka düzenlemelere atıf yapmaktadır. Bu atıf, ceza hukukundaki kanunilik ilkesinin (belirlilik, öngörülebilirlik) bir gereğidir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2012/5493 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu 'teknik usuller'; 2872 sayılı Çevre Kanunu, 5977 sayılı Biyogüvenlik Kanunu gibi kanunların verdiği yetkiye dayanılarak idare tarafından çıkarılan 'yönetmeliklerde' açıklanan ve somut olaya göre değişebilen arıtma, depolama, imha etme gibi yükümlülüklerdir. Dolayısıyla, bir eylemin TCK m.181 kapsamında suç olup olmadığını anlamak için, sadece TCK metnine bakmak yetmez, aynı zamanda suç tarihinde yürürlükte olan ilgili çevre mevzuatındaki yönetmelik hükümlerine de bakmak zorunludur. (Kaynak: tck-madde-344-yururluk)