İdari yaptırıma konu bir olayda, idarenin düzenlediği tutanağın 'resmi belge' niteliğinde olması ve 'aksi sabit oluncaya kadar geçerli' sayılması, yargı merciinin itirazı reddetmesi için tek başına yeterli bir gerekçe midir? AYM'nin Yunus Acar kararı bu konuda neyi vurgulamaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #167174

Hayır, tek başına yeterli bir gerekçe değildir. İdari tutanakların hukuka uygunluk karinesinden yararlanması ve aksi sabit oluncaya kadar geçerli sayılması genel bir ilke olmakla birlikte, AYM'nin Yunus Acar kararında vurgulandığı üzere, bir yargılamada hakimin sadece bu karineyi uygulayarak karar vermesi, 'dava yolunu anlamsız kılacaktır'. Başvurucu, tutanağın içeriğinin gerçeğe aykırı olduğuna dair ciddi iddialar ve deliller (olaydan hemen sonra alınan negatif alkol raporu gibi) sunmuşsa, mahkemenin görevi bu iddia ve delilleri araştırarak tutanağın doğruluğunu denetlemektir. Mahkemenin, bu delilleri hiç değerlendirmeden, sadece tutanağın resmi belge niteliğine dayanarak itirazı reddetmesi, kişiyi devlet karşısında dezavantajlı duruma sokar, ispat yükünü haksız yere tersine çevirir ve 'silahların eşitliği' ilkesini ihlal eder. (Kaynak: idari-yaptirima-itirazda-silahlarin-esitligi-ilkesi)