Bir yayının (kitap gibi) birden çok baskı yapması ve piyasada bulunmaya devam etmesi, bu yayında yer alan ve kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği iddia edilen ifadelere ilişkin manevi tazminat davasında zamanaşımı süresinin başlangıcını nasıl etkiler? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/1457 E., 2018/988 K. sayılı kararı bu konuda hangi ilkeyi benimsemiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #167148

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ilgili kararında, haksız fiilin 'devam eden (mütemadi) fiil' niteliğinde olduğu durumlarda zamanaşımının işlemeye başlamayacağı ilkesi benimsenmiştir. Karara konu olayda, davacının kişilik haklarına saldırı içerdiği iddia edilen ifadelerin yer aldığı kitap, farklı yıllarda baskı yaparak piyasada yer almaya ve okurlara ulaşmaya devam etmektedir. HGK'ya göre, bu durum, 'zarara neden olan haksız eylemin devam ettiği' anlamına gelir. Haksız eylem devam ettiği sürece, Borçlar Kanunu m.60 (veya 6098 s. TBK m.72) uyarınca öngörülen bir veya iki yıllık kısa zamanaşımı süresi işlemeye başlamaz. Zamanaşımı, ancak haksız fiilin (yani kitabın piyasadan çekilmesi gibi) sona erdiği tarihten itibaren işlemeye başlayacaktır. Bu nedenle, davacının eylemi yıllar sonra öğrenmiş olması, dava hakkını ortadan kaldırmaz. (Kaynak: basin-yoluyla-hakaret-sucu)