Soybağının reddi davası sonrası açılan maddi tazminat davasında, davacı kocanın çocuklar için yaptığı masrafları tam olarak ispat edememesi durumunda mahkeme nasıl bir yol izlemelidir? 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 42. maddesi bu konuda hakime nasıl bir yetki tanımaktadır ve Yargıtay HGK bu yetkinin nasıl kullanılması gerektiğini belirtmiştir?
Yargıtay HGK'nın 2019/4-85 E. sayılı kararında, bu tür bir davada davacı kocanın yaptığı masrafların ve maddi zararının tam olarak kanıtlanmasının ve miktarının tespitinin mümkün olmayabileceği kabul edilmiştir. Bu durumda, 818 sayılı (mülga) Borçlar Kanunu'nun 42. maddesinin 2. fıkrasında hakime tanınan 'adalete tevfikan tayin' (hakkaniyete göre belirleme) yetkisinin kullanılması gerektiği vurgulanmıştır. Mahkeme, davacının maddi zararını tam olarak ispatlayamadığı gerekçesiyle davayı tamamen reddetmemelidir. Bunun yerine, 'çocukların yaşı, eğitim durumu ve diğer şartlarla birlikte hayatın olağan akışı da gözetilerek' takdir edilecek 'uygun bir miktar maddi tazminata' hükmetmelidir. BK m.42/2, zararın varlığına dair genel bir kanaat oluştuğunda ancak miktarının net ispatlanamadığı durumlarda hakime takdir yetkisi tanıyan istisnai bir hükümdür ve bu olayda uygulanması gerektiği belirtilmiştir. (Kaynak: soybaginin-reddi-davasi)