Gaiplik kararı ile 'ölüm karinesi' (TMK m.31) arasındaki temel farklar nelerdir? Özellikle, evliliğin sona ermesi ve mirasçıların tereke mallarını teslim alması konularında bu iki kurum nasıl farklı sonuçlar doğurur?
Gaiplik kararı ile ölüm karinesi arasındaki temel farklar şunlardır: 1) Olayın Niteliği: Ölüm karinesi, bir kimsenin 'ölümüne kesin gözle bakılmayı gerektiren durumlar içinde' (örneğin düşen bir uçakta olması) kaybolması halinde uygulanır. Gaiplikte ise kişinin ölümüne dair kuvvetli bir 'olasılık' veya 'şüphe' vardır, ancak kesinlik yoktur. 2) Evliliğin Sona Ermesi: Ölüm karinesiyle birlikte evlilik kendiliğinden sona erer. Gaiplik kararında ise evlilik kendiliğinden sona ermez; gaibin eşinin, gaiplik davasıyla birlikte veya ayrı bir dava ile 'evliliğin feshini' istemesi gerekir (TMK m.131). 3) Mirasçıların Durumu: Ölüm karinesi durumunda miras, normal bir ölüm gibi açılır ve mirasçılar tereke mallarını güvence göstermeden alırlar. Gaiplik kararında ise, gaibin bir gün geri dönme ihtimaline karşı mirasçılar, tereke mallarını teslim almadan önce 'güvence (teminat) göstermek zorundadırlar' (TMK m.584). Bu güvence, ölüm tehlikesi halinde 5 yıl, uzun süredir haber alınamama halinde 15 yıl süreyle gösterilir. 4) Geri Dönme Hali: Ölüm karinesinden sonra kişi geri dönerse mallarını sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre, gaiplik kararından sonra dönerse istihkak (zilyetlik) hükümlerine göre geri alır. (Kaynak: gaiplik-karari-ve-davasi)