5237 sayılı TCK'nın 344. maddesi, kanunun yürürlük tarihlerini düzenlerken bazı maddeler için genel yürürlük tarihinden (1 Haziran 2005) farklı tarihler öngörmüştür. Özellikle 'çevrenin kasten kirletilmesi' (m.181/1) ve 'çevrenin taksirle kirletilmesi' (m.182/1) suçları için neden farklı bir yürürlük tarihi belirlenmiştir? Bu gecikmeli yürürlüğün amacı ne olabilir?
TCK m.344/1-b'ye göre, 'çevrenin kasten kirletilmesi' başlıklı 181. maddenin birinci fıkrası ile 'çevrenin taksirle kirletilmesi' başlıklı 182. maddenin birinci fıkrası, kanunun yayımı tarihinden (12.10.2004) itibaren iki yıl sonra yürürlüğe girmiştir. Bu gecikmeli yürürlüğün temel amacı, Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2012/5493 E., 2014/34648 K. sayılı kararında da atıf yapılan ilgili yönetmeliklerin ve teknik altyapının hazırlanmasına zaman tanımaktır. TCK m.181, suçun oluşumunu 'ilgili kanunlarla belirlenen teknik usullere aykırılık' şartına bağlamıştır. Bu teknik usuller ise 2872 sayılı Çevre Kanunu'na dayanılarak çıkarılan yönetmeliklerle belirlenmektedir. Kanun koyucu, sanayicilerin, belediyelerin ve diğer potansiyel kirleticilerin yeni ceza normlarına ve bu normların dayandığı teknik standartlara (arıtma, depolama, imha vb.) uyum sağlaması için bir geçiş süreci öngörmüştür. Bu iki yıllık süre, idari düzenlemelerin tamamlanması ve fiili durumun kanuna uygun hale getirilmesi için tanınmış bir adaptasyon süresidir. (Kaynak: tck-madde-344-yururluk)