Babalık davasında, davalının DNA testi için kan veya doku örneği vermekten kaçınması durumunda mahkemenin izlemesi gereken usul nedir? 4721 sayılı TMK m.284/2 ile 6100 sayılı HMK m.292 arasında bu konuda nasıl bir gelişim ve farklılık yaşanmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #167114

Bu konuda kanunlar arasında bir gelişim ve netleşme yaşanmıştır. 01.01.2002'de yürürlüğe giren 4721 sayılı TMK m.284/2, davalının araştırma ve incelemeye rıza göstermemesi halinde, hakimin 'durum ve koşullara göre bundan beklenen sonucu, onun aleyhine doğmuş sayabileceğini' düzenlemiştir. Bu hüküm, hakime bir takdir yetkisi tanıyor ve zor kullanmayı öngörmüyordu. Ancak, 01.10.2011'de yürürlüğe giren ve özel hüküm niteliğinde olan 6100 sayılı HMK m.292, bu konuda çok daha net ve emredici bir düzenleme getirmiştir. HMK m.292/1, 'herkesin, soybağının tespiti amacıyla vücudundan kan veya doku alınmasına katlanmak zorunda olduğunu' ve 'haklı bir sebep olmaksızın bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde, hâkimin incelemenin zor kullanılarak yapılmasına karar vereceğini' hükme bağlamıştır. Yargıtay HGK'nın 2017/1927 E., 2018/1471 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, sonraki ve özel kanun olan HMK'nın bu hükmü, TMK'daki düzenlemeye göre öncelikli olarak uygulanmalıdır. Dolayısıyla mahkeme, davalının kaçınması üzerine sadece aleyhine sonuç doğmuş saymakla yetinmemeli, HMK m.292 uyarınca zor kullanılarak örnek alınmasına karar vermeli ve DNA testini yaptırmalıdır. (Kaynak: babalik-davasinda-kan-veya-doku-alinmasi)