Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, düğünde takılan ziynet eşyalarının mülkiyetine ilişkin genel kural nedir? Bu kuralın uygulanmayabileceği istisnai durumlar metinde nasıl belirtilmiştir ve bu istisnanın ispat yükü kime aittir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #167109

Metinde belirtilen ve Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına dayanan genel kural şudur: Düğün sırasında takılan ziynet eşyası ve paralar, kim tarafından ve hangi eşe takılırsa takılsın, 'kadına bağışlanmış sayılır ve artık kadının kişisel malı kabul edilir' (TMK m.6). Bu kural uyarınca, erkeğe takılan ziynetler ve paraların da aksi ispatlanmadıkça kadına ait olduğu kabul edilir. Bu genel kuralın uygulanmayabileceği istisnai durumlar ise 'aksine bir anlaşma' veya 'o yöreye özgü bir örf ve adet kuralı'nın varlığıdır. Eğer davalı taraf (genellikle erkek), genel kuralın aksine, kendi yörelerinde düğün takılarının erkeğe ait olduğuna dair bir örf ve adet bulunduğunu iddia ediyorsa, bu istisnai durumu ispat etme yükümlülüğü kendisine aittir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/3-1038 E., 2021/458 K. sayılı kararında da bu ilke vurgulanmış ve davalının, tanık beyanıyla dahi bu yerel adeti güçlü bir şekilde ispatlayamadığı durumda genel kuralın uygulanması gerektiği belirtilmiştir. (Kaynak: ziynet-esyasinin-aynen-iadesi)