Anayasa Mahkemesi'nin Yunus Acar (2020/34667) başvurusunda 'silahların eşitliği ilkesi'nin ihlal edildiği sonucuna varmasının temel gerekçesi nedir? Sulh Ceza Hakimliğinin, başvurucunun iddiaları karşısında hangi usuli işlemleri yapması beklenirken yapmadığı için bu ihlal kararı verilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #167108

AYM'nin Yunus Acar başvurusunda 'silahların eşitliği ilkesi'nin ihlal edildiği sonucuna varmasının temel gerekçesi, Sulh Ceza Hakimliğinin, idari yaptırıma dayanak olan kolluk tutanağına mutlak bir doğruluk atfederek, başvurucunun bu tutanağın gerçekliğine ve güvenilirliğine şüphe düşüren iddialarını ve delillerini hiç değerlendirmemesidir. AYM'ye göre Hakimlik, şu usuli işlemleri yapmalıydı: 1) Başvurucunun, alkolmetre cihazının çalışmadığı ve üç kez üflemesine rağmen ölçüm yapamadığı yönündeki iddialarını değerlendirmeliydi. 2) Başvurucunun olaydan sadece 36 dakika sonra sağlık kuruluşundan aldığı ve alkolsüz olduğunu gösteren raporu dikkate almalıydı. 3) Tutanağın gerçekliğine düşen bu şüpheleri gidermek için tutanağı düzenleyen polis memurlarını (tutanak mümzileri) ve varsa diğer tanıkları dinlemeliydi. 4) Alkol ölçüm cihazının sağlıklı çalışıp çalışmadığı (kalibrasyon durumu vb.) hakkında araştırma yapmalıydı. Hakimliğin bu araştırmaları yapmaksızın, 'başvurucunun yeterli ve geçerli belge sunmadığı' ve 'tutanağın aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğu' şeklindeki soyut gerekçeyle itirazı reddetmesi, ispat yükünü fiilen ters çevirmiş ve başvurucunun savunma imkanını anlamsız hale getirerek silahların eşitliği ilkesini ihlal etmiştir. (Kaynak: idari-yaptirima-itirazda-silahlarin-esitligi-ilkesi)