Bir idari davada, vekil aracılığıyla karar düzeltme talebinde bulunulmuş, ancak dilekçeyi imzalayan kişinin avukat olmadığı, şirketin müdürü tarafından vekil tayin edilmiş bir kişi olduğu anlaşılmıştır. Danıştay 7. Dairesi'nin E. 2004/3164 sayılı kararı, bu durumda neden İYUK m. 15/1-d uyarınca eksikliğin tamamlattırılması yoluna gitmemiştir?
Danıştay, bu durumda eksikliğin tamamlattırılması yoluna gitmemiştir çünkü uyuşmazlık, davanın ilk açılma aşamasında değil, bir kanun yolu olan 'kararın düzeltilmesi' aşamasındadır. Danıştay'ın kararında vurguladığı mantık şudur: İYUK m. 15/1-d, davanın ilk açılışında ehliyetli olmayan bir vekil tarafından dava açılması halinde, dilekçenin reddedilerek asilin bizzat veya bir avukat aracılığıyla dava açması için süre verilmesini öngören bir hükümdür. Ancak, kanun yolları (temyiz ve karar düzeltme) için özel usul hükümleri İYUK m. 48 ve m. 55'te düzenlenmiştir. Bu özel hükümlerde, m. 15/1-d'deki gibi bir 'tamamlattırma' mekanizmasına yer verilmemiştir. Kanun yolları, daha sıkı şekil şartlarına tabidir ve bu aşamalardaki eksikliklerin sonradan giderilmesine genellikle olanak tanınmaz. Bu nedenle Daire, dava açma aşamasına özgü olan tamamlattırma usulünü, kanun yolu aşamasında uygulayamayacağını belirtmiş ve avukat olmayan kişi tarafından imzalanan dilekçeyle yapılan başvuruyu, usulüne uygun bir başvuru olarak kabul etmeyerek doğrudan 'incelenmeksizin reddetmiştir'. (Kaynak: https://kadimhukuk.com.tr/makale/idari-yargilama-usulu-kanunu-3-madde-iyuk/)