Bir babalık davasında davalı, mahkemenin DNA testi için kan örneği verme talebine uymamış ve hakkında çıkarılan ihzar (zorla getirme) müzekkerelerine de rağmen mahkemeye gelmemiştir. Yerel mahkeme, bu durumu TMK m. 284/2 uyarınca davalı aleyhine bir karine sayarak babalık hükmü kurmuştur. Yargıtay, bu kararı neden bozmuştur ve mahkemenin hangi kanun hükmünü uygulaması gerektiğini belirtmiştir?
Yargıtay, bu kararı bozmuştur çünkü yerel mahkeme, sonraki tarihli ve daha özel bir hüküm olan 6100 sayılı HMK'nın 292. maddesini uygulamak yerine, önceki ve daha genel bir hüküm olan TMK m. 284/2'yi uygulamıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E. 2017/1927, K. 2018/1471 sayılı kararında da açıklandığı gibi, HMK m. 292, soybağı davalarında kan veya doku örneği alınmasına katlanmayı bir 'zorunluluk' olarak düzenlemiş ve haklı bir sebep olmaksızın bu zorunluluğa uymayanlar hakkında hakime 'incelemenin zor kullanılarak yapılmasına karar verme' yetkisi ve görevi yüklemiştir. TMK m. 284/2 ise sadece hakime aleyhe yorum yapma 'takdiri' tanıyordu. Yargıtay'a göre, kamu düzenini ilgilendiren soybağı davalarında maddi gerçeğe ulaşmak için en kesin ve bilimsel yöntem olan DNA testinin yapılması esastır. HMK m. 292, bu testin yapılmasını sağlamak için hakime daha güçlü bir araç (zorla örnek aldırma) vermiştir. Bu nedenle mahkeme, sadece davalının kaçınmasını aleyhe yorumlayarak karar vermekle yetinmemeli, HMK m. 292'yi uygulayarak, gerekirse kolluk marifetiyle zor kullanılarak davalıdan kan veya doku örneği alınmasına karar vermeli ve DNA testi sonucuna göre hüküm kurmalıdır. (Kaynak: https://www.zulkufarslan.av.tr/babalik-davasinda-kan-veya-doku-alinmasi/)