5237 sayılı TCK'nın 181. maddesindeki (Çevrenin Kasten Kirletilmesi) 'ilgili kanunlarla belirlenen teknik usullere aykırılık' unsuru, bu suçu nasıl bir 'çerçeve (veya beyaz) norm' haline getirmektedir? Yargıtay 4. CD, E. 2012/5493 sayılı kararında bu unsurun nasıl tespit edilmesi gerektiğini hangi idari düzenlemelere atıf yaparak açıklamıştır?
Bu unsur, suçu bir 'çerçeve norm' haline getirmektedir çünkü suçun maddi unsurunun içeriği, TCK dışında başka kanunlara ve bu kanunlara dayanılarak çıkarılan idari düzenlemelere (yönetmeliklere) yollama yapılarak doldurulmaktadır. Yani, bir eylemin 'teknik usullere aykırı' olup olmadığını anlamak için sadece TCK'ya bakmak yetmez, Çevre Kanunu ve ilgili yönetmeliklere bakmak gerekir. Bu durum, suç tanımının dinamik ve idari düzenlemelerle değişebilir bir nitelik taşımasına neden olur. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin E. 2012/5493, K. 2014/34648 sayılı kararında, bu unsurun tespiti için atıf yapılan temel idari düzenlemeler şunlardır: - 2872 sayılı Çevre Kanunu ve bu kanuna dayanılarak çıkarılan yönetmelikler. - Karara konu olay özelinde, toprağın kirletilmesiyle ilgili olarak, suç tarihinde yürürlükte olan 31.05.2005 tarihli 'Toprak Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği' ve daha sonra yürürlüğe giren 08.06.2010 tarihli 'Toprak Kirliliğinin Kontrolü ve Noktasal Kaynaklı Kirlenmiş Sahalara Dair Yönetmelik'. - Ayrıca 'Atık Yönetimi Genel Esaslarına İlişkin Yönetmelik' ve 'Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği' gibi düzenlemelere de atıf yapılmıştır. Yargıtay, mahkemenin, atığın niteliğini ve bırakıldığı alıcı ortamı belirledikten sonra, suç tarihinde yürürlükte olan ilgili yönetmelikteki standartlara ve yasaklamalara aykırılık olup olmadığını somut olarak tespit etmesi ve kararında bunu açıkça göstermesi gerektiğini belirtmiştir. (Kaynak: https://barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-344-yururluk.html)