Düğünde erkeğe takılan takıların da kadına ait sayılacağına ilişkin Yargıtay'ın yerleşik içtihadının, 'kişisel mal' kavramı (TMK m. 220) açısından doğurduğu sonuç nedir? Bu takıların, evlilik birliği içinde bozdurularak evin veya arabanın alınmasında kullanılması durumunda, kadın tasfiye sırasında hangi talepte bulunabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #167056

Bu içtihadın 'kişisel mal' kavramı açısından doğurduğu sonuç, erkeğe takılan ziynetlerin de kanunen kadının 'karşılıksız kazanma' (bağış) yoluyla elde ettiği kişisel malı sayılmasıdır (TMK m. 220/b.2). Bu takılar, evlilik birliği içinde edinilmiş mal (TMK m. 219) kabul edilmez ve mal rejimi tasfiyesinde paylaşıma tabi tutulmaz; mülkiyeti tamamen kadına aittir. Bu takıların bozdurularak evin veya arabanın alınması gibi, diğer eşin (erkeğin) edinimine veya ailenin ortak kullanımına yönelik bir harcama yapılması durumunda, kadın mal rejiminin tasfiyesi sırasında 'değer artış payı' veya 'katkı payı alacağı' talebinde bulunabilir. TMK m. 227'ye göre, bir eşin kişisel malı, diğer eşin edindiği bir malın (örneğin erkeğin adına kayıtlı arabanın) alınmasına katkı olarak kullanılmışsa, tasfiye sırasında bu katkı oranında (veya değer artışı oranında) alacak hakkı doğar. Kadın, ziynetlerinin bozdurulduğu tarihteki değerini ve bu paranın evin/arabanın alımında kullanıldığını ispatlayarak, bu miktarın güncel değeri üzerinden alacağını talep edebilir. (Kaynak: https://www.zulkufarslan.av.tr/ziynet-esyasinin-aynen-iadesi/)