DMK m. 108/G uyarınca, muvazzaf askerliğe ayrılan memurlar 'askerlik süresince görev yeri saklı kalarak aylıksız izinli sayılır'. Bu hükmün, memurun kadrosuyla ilişiğinin kesilmediğini ve askerlik hizmetinin bir 'mazeret' olarak kabul edildiğini gösteren yönleri nelerdir? Askerlik sonrası göreve başlama süresi hangi kanun maddesine tabidir?
Bu hükmün, memurun kadrosuyla ilişiğinin kesilmediğini gösteren yönleri şunlardır: 1) 'Görev Yeri Saklı Kalarak' İfadesi: Bu ifade, memurun kadrosunun korunduğunu, askerlik dönüşünde aynı veya eşdeğer bir göreve atanma hakkının saklı tutulduğunu belirtir. Bu, istifa veya görevden çekilme gibi ilişiği tamamen kesen durumlardan temel farkıdır. 2) 'Aylıksız İzinli Sayılır' İfadesi: 'İzinli sayılma' durumu, memuriyet statüsünün devam ettiğini, ancak bu süre zarfında fiilen görev yapmadığı için aylık ve diğer bazı mali haklardan yararlanamadığını ifade eder. Memuriyet sona ermemiş, sadece askıya alınmıştır. Askerlik hizmeti, memurun iradesi dışında yerine getirmek zorunda olduğu bir vatan hizmeti olduğu için kanun tarafından özel bir mazeret olarak kabul edilmiştir. Askerlik sonrası göreve başlama süresi, doğrudan DMK m. 108'de düzenlenmemiş olup, bu konuda özel hüküm içeren DMK m. 83'e tabidir. DMK m. 83, muvazzaf askerlik hizmetini tamamlayan memurların, terhis tarihinden itibaren '30 gün içinde' kurumlarına başvurarak göreve başlamalarını öngörür. Bu süreye uyulmaması, memuriyetten çekilmiş sayılma sonucunu doğurur. (Kaynak: https://kadimhukuk.com.tr/makale/devlet-memurlari-kanunu-108-madde-dmk/)