Bir işçi, işe girerken işveren tarafından kendisine imzalatılan boş bir kağıdın, işten çıkarıldıktan sonra 'istifa dilekçesi' olarak doldurulduğunu iddia etmektedir. Makaleye göre işçi bu iddiasını hangi tür delillerle ispatlayabilir ve bu tür bir belgenin hukuki geçerliliği nedir?
Makalede belirtildiği gibi, işçinin boş kağıda imza attığı ve işverenin bu kağıdı sonradan istifa dilekçesi olarak doldurduğu iddiası, hukuken geçerli bir iddiadır ve bu şekilde oluşturulan belge geçersizdir. İşçi bu iddiasını 'her türlü delille' ispatlayabilir. Yargıtay, bu tür uyuşmazlıklarda şekli bir yaklaşımdan ziyade maddi gerçeği araştırmayı esas alır. İşçinin başvurabileceği deliller şunlar olabilir: 1) Tanık Beyanı: Aynı işyerinde çalışan veya işverenin bu tür uygulamaları yaptığını bilen başka kişilerin tanıklığı çok önemlidir. 2) Bilirkişi İncelemesi: Dilekçedeki yazı ile imzanın atıldığı anın farklı zamanlarda olduğu, kullanılan kalem veya mürekkebin farklılığı gibi hususlar kriminalistik bir inceleme ile tespit edilebilir. 3) Diğer Olgusal Kanıtlar: İşçinin işten ayrılmak için hiçbir nedeninin olmaması, işten ayrıldıktan hemen sonra yeni bir iş aramaya başlaması, işsizlik maaşına başvurması gibi fiili durumlar, istifanın gerçek bir iradeye dayanmadığını gösteren dolaylı kanıtlar olabilir. Bu tür bir belgenin hukuki geçerliliği yoktur. İşçinin iddiasını ispatlaması halinde, olay bir 'istifa' değil, işveren tarafından gerçekleştirilmiş 'haksız bir fesih' olarak kabul edilir ve işçi kıdem ve ihbar tazminatları başta olmak üzere tüm haklarını talep edebilir. (Kaynak: https://kadimhukuk.com.tr/makale/kendi-istegiyle-isten-ayrilan-tazminat-alabilir-mi/)