Babalık davasında, çocuğun doğum tarihinin mahkeme kararıyla sonradan değiştirilmiş olması, TMK m. 303'teki hak düşürücü sürelerin hesabını nasıl etkiler? Anayasa Mahkemesi'nin TMK m. 303'teki hak düşürücü sürelere ilişkin iptal kararlarının, derdest olan (henüz kesinleşmemiş) davalara uygulanmasının hukuki dayanağı nedir?
Çocuğun doğum tarihinin mahkeme kararıyla değiştirilmesi, hak düşürücü sürelerin hesabında esas alınacak tarihi değiştirir. Süreler, kesinleşen mahkeme kararında belirtilen yeni doğum tarihine göre hesaplanmalıdır. Özellikle çocuğun erginliğe ulaşacağı tarih bu yeni doğum tarihine göre belirleneceği için, dava açma süresinin başlangıcı da buna göre tespit edilir. Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) iptal kararlarının derdest davalara uygulanmasının hukuki dayanağı, Anayasa'nın 153. maddesi ve 'kanunun derhal uygulanması' ilkesidir. Anayasa m. 153'e göre AYM kararları, yasama, yürütme ve yargı organlarını bağlar. Bir kanun hükmü AYM tarafından iptal edildiğinde, o hüküm yürürlükten kalkar. Yargılama devam ederken (derdest iken) davaya uygulanacak kanun hükmü iptal edilmişse, mahkeme artık o hükmü uygulayamaz. Yargılamayı, yeni oluşan hukuki duruma göre, yani iptal edilmiş hükmü yok sayarak sonuçlandırmak zorundadır. Bu durum, 'usuli kazanılmış hak'ların bir istisnasını oluşturur. Yani, daha önce lehe bir durum oluşmuş olsa bile, AYM'nin iptal kararı derdest dosyalar için yeni bir hukuki durum yaratır ve mahkemeler bu yeni durumu re'sen dikkate alarak uygulamakla yükümlüdür. (YHGK, E. 2017/1927, K. 2018/1471 sayılı kararda bu ilke detaylıca açıklanmıştır). (Kaynak: https://www.zulkufarslan.av.tr/babalik-davasinda-kan-veya-doku-alinmasi/)