Kıymet takdirine itirazın incelenmesi sürecinde mahkemenin, icra müdürlüğünün kıymet takdiri yaptırdığı tarih itibarıyla taşınmazın değerini belirleyerek memur işlemini denetlediği belirtilmektedir. Bu 'denetim'in kapsamı nedir ve hakimin bilirkişi raporuyla bağlılığı konusunda makalede nasıl bir ilke ortaya konulmuştur?
Bu 'denetim'in kapsamı, icra müdürlüğünün yaptırdığı değer tespitinin, yapıldığı tarihteki piyasa koşullarına, taşınmazın imar durumu, konumu ve diğer özelliklerine göre doğru ve gerçekçi olup olmadığını kontrol etmektir. Mahkeme, kendi atadığı yeni bir bilirkişi heyeti marifetiyle, icra dairesinin keşif yaptığı tarihteki koşullara göre taşınmazın değerini yeniden tespit ettirir ve bu iki değeri karşılaştırarak icra memurunun işleminin doğruluğunu denetler. Makalede, hakimin bilirkişi raporuyla bağlılığı konusunda şu ilke ortaya konulmuştur: Hakim, bilirkişi raporunu serbestçe takdir etme yetkisine sahip olsa da, bu yetki kendisini bilirkişinin yerine koyarak teknik bir konuda karar vermesini haklı kılmaz. İcra mahkemesi, 'somut, tutarlı ve rasyonel bir gerekçe göstermeden' aldığı bilirkişi raporunun aksine karar veremez. Eğer hakim, bilirkişi raporunu yetersiz veya hatalı buluyorsa, ek rapor almalı veya yeni bir bilirkişi heyetinden rapor istemelidir. Ancak, sağlam gerekçelere dayanmadan, teknik bir değerlendirme içeren bilirkişi raporunu bir kenara bırakıp kendi kanaatine göre bir değer belirleyemez. (Kaynak: https://kadimhukuk.com.tr/makale/kiymet-takdirine-itiraz-davasi-dilekcesi/)