Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin E. 2013/19957 sayılı kararında, sanığın sorgusu yapılmadan hüküm kurulması suretiyle hangi CMK maddelerinin ihlal edildiği belirtilmiştir? Bu ihlalin, ceza muhakemesinin hangi temel hak ve ilkelerine aykırılık oluşturduğunu açıklayınız.
Yargıtay kararında, sanığın sorgusu yapılmadan hüküm kurulmasının CMK'nın 147, 175/2, 177/1 ve 191. maddelerine aykırı olduğu belirtilmiştir. Bu ihlal, ceza muhakemesinin şu temel hak ve ilkelerine aykırılık oluşturur: 1) Savunma Hakkı (CMK m. 147): Sanığın sorgusu, onun hakkındaki iddialara karşı ilk ve en temel savunmasını yaptığı aşamadır. Sorgu yapılmaması, sanığı en temel savunma aracından mahrum bırakır. Anayasa m. 36 ve İHAS m. 6'da güvence altına alınan adil yargılanma hakkının özünü zedeler. 2) Yüz Yüzelik (Huzurda Bulunma) İlkesi (CMK m. 191): Sanığın duruşmada bizzat hazır bulunarak iddiaları doğrudan dinleme ve bunlara karşı savunma yapma hakkı vardır. Sorgunun yapılmaması, bu ilkenin fiilen uygulanmadığı anlamına gelir. 3) Delillerin Doğrudan Doğruyalığı ve Tartışılması İlkesi: Sanığın beyanı da bir delildir. Sorgu yapılmaması, mahkemenin bu delille doğrudan temas kurmasını ve sanığın beyanlarını diğer delillerle birlikte tartışmasını engeller. 4) Delil Toplanmasını İsteme Hakkı (CMK m. 177): Sanık, sorgusu sırasında veya savunması esnasında kendi lehine olan delillerin toplanmasını isteyebilir. Sorgu yapılmadığında, bu hakkını etkin bir şekilde kullanma imkanından da yoksun kalır. Sonuç olarak, sorgunun yapılmaması, adil bir yargılama sürecinin temel direklerini ortadan kaldıran, son derece ağır bir usul ihlalidir. (Kaynak: https://barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-177-sanigin-savunma-delillerinin-toplanmasi-istemi.html)