Kıymet takdirine itiraz eden tarafın, şikâyet tarihinden itibaren yedi gün içinde 'gerekli masraf ve ücreti' mahkeme veznesine yatırmaması halinde, şikâyetin kesin olarak reddedileceği belirtilmektedir. Makalede yer alan Yargıtay görüşüne göre, bu kuralın uygulanabilmesi için mahkemenin öncelikle hangi işlemi yapması gerekir ve bu işlemin yapılmamasının önemi nedir?
Makalede belirtilen Yargıtay görüşüne göre, bu kuralın uygulanabilmesi, yani masraf yatırılmadığı için şikâyetin reddedilebilmesi için, 'borçlunun (şikayetçinin) yatırması gereken miktarın mahkemece belirlenmiş olması gereklidir'. Mahkemenin, yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi için ne kadar masraf gerektiğini hesaplayarak bu miktarı bir ara kararla belirlemesi ve şikayetçiye bildirmesi gerekir. Bu işlemin yapılmamasının önemi şudur: Yargıtay'a göre, şikayetçi taraf, mahkeme bir miktar belirlemeden ne kadar avans yatıracağını bilemez. Keşif harcı ve bilirkişi ücretleri gibi kalemler sabit değildir ve mahkeme tarafından takdir edilir. Ayrıca, 'yargıcın emri olmadan vezneye paranın yatırılması mümkün olmadığı' için, şikayetçinin kendiliğinden bir miktar yatırması da beklenemez. Dolayısıyla, mahkeme masraf miktarını belirleyip tebliğ etmeden, sırf 7 gün içinde masraf yatırılmadığı gerekçesiyle şikâyeti reddederse, bu karar usule aykırı olur ve kanun yolu incelemesinde bozulur. (Kaynak: https://kadimhukuk.com.tr/makale/kiymet-takdirine-itiraz-davasi-dilekcesi/)