TCK m. 97'de düzenlenen 'terk' suçu ile TCK m. 98'de düzenlenen 'yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi' suçu arasındaki temel fark, failin hukuki statüsü ve mağdurla olan ilişkisi açısından nedir?
İki suç arasındaki temel fark, failin mağdur üzerindeki hukuki yükümlülüğünün niteliğidir. 1) Terk Suçu (TCK m. 97): Bu suç, 'özgü' bir suçtur. Faili herkes olamaz. Fail, ancak mağdur üzerinde kanundan veya sözleşmeden doğan özel bir 'koruma ve gözetim yükümlülüğü' altında bulunan bir kişi olabilir. Örneğin, anne-babanın çocuğunu, bir bakıcının kendisine emanet edilen yaşlıyı veya hastayı terk etmesi gibi. Burada failin, mağduru koruma yönünde önceden gelen pozitif bir yükümlülüğü vardır. 2) Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün Yerine Getirilmemesi Suçu (TCK m. 98): Bu suç, 'genel' bir suçtur. Faili 'herkes' olabilir. Failin, mağdurla arasında önceden gelen özel bir hukuki bağ olması gerekmez. Bu suç, toplum içinde yaşayan her bireyin, zorda kalmış bir başkasına karşı sahip olduğu asgari insani ve toplumsal dayanışma ödevinin ihlalini cezalandırır. Örneğin, yolda bir kaza görüp yaralıya yardım etmeyen veya durumu yetkililere bildirmeyen herhangi bir kişi bu suçun faili olabilir. Kısacası, TCK m. 97 özel bir garantörlük sorumluluğunu, TCK m. 98 ise genel bir yardım yükümlülüğünü esas alır. (Kaynak: https://www.zulkufarslan.av.tr/tck-iskence-ve-eziyet/)