Anayasa Mahkemesi, 24.07.2019 tarihli kararıyla, 5275 sayılı Kanun m. 59/10'daki '...beşinci fıkradaki suçlardan hükümlü olup, başka bir suçtan dolayı şüpheli veya sanık sıfatıyla avukatıyla görüşen hükümlüler...' ibaresinin belirli kısıtlamalar yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir. Makalede, bu iptal kararına rağmen yeni Ceza İnfaz Yönetmeliği'nin m. 72/8'de aynı ibareye yer verilmesi neden 'kuvvetler ayrılığı' ilkesine aykırı olarak nitelendirilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #167014

Bu durum, 'kuvvetler ayrılığı' ilkesine aykırıdır çünkü yürütme organı (yönetmeliği çıkaran Adalet Bakanlığı), yargı organının (Anayasa Mahkemesi) bağlayıcı bir kararını hiçe saymaktadır. Kuvvetler ayrılığı ilkesi, devletin yasama, yürütme ve yargı organlarının kendi yetki alanlarında kalmasını ve birbirinin kararlarına saygı göstermesini gerektirir. Anayasa'nın 153. maddesine göre Anayasa Mahkemesi kararları, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar. Anayasa Mahkemesi bir kanun hükmünü Anayasa'ya aykırı bularak iptal ettiğinde, yürütme organı, bu iptal edilen hükmü bir yönetmelik maddesiyle fiilen yaşatmaya devam edemez. Yönetmelik, normlar hiyerarşisinde kanunun ve Anayasa'nın altında yer alır (Anayasa m. 124). Yürütmenin, yargının Anayasa'ya aykırı bulduğu bir düzenlemeyi yönetmelikle tekrar hayata geçirmesi, yargı kararını etkisiz kılma ve anayasal denetim mekanizmasını işlevsizleştirme anlamına gelir ki bu, kuvvetler ayrılığı ilkesinin ve hukukun üstünlüğünün açık bir ihlalidir. (Kaynak: https://sen.av.tr/tr/makale/hukumlu-ve-tutuklunun-avukati-ile-gorusme-usulu)