Bir icra takibinde, haczedilen taşınmaz başka bir adli yargı çevresinde bulunduğu için kıymet takdiri 'istinabe' yoluyla (talimatla) o yerdeki icra dairesince yaptırılmıştır. Bu kıymet takdirine itiraz etmek isteyen borçlu, şikâyetini hangi icra mahkemesine yapmalıdır: takibin asıl yürütüldüğü yerdeki mi, yoksa istinabe edilen (kıymet takdirini yaptıran) yerdeki mi? Bu yetki kuralının hukuki mantığını açıklayınız. (Yargıtay 20. HD, E. 2019/3749)
Şikâyet, istinabe edilen, yani kıymet takdirini fiilen yaptıran yerdeki icra mahkemesine yapılmalıdır. Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 2019/3749 E., 2019/5349 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, yetkili mahkeme raporu düzenleten icra dairesinin bulunduğu yerdeki icra mahkemesidir. Bu yetki kuralının hukuki mantığı, şikâyetin konusunun icra dairesinin bir 'memur işlemi' olmasıdır. Kıymet takdiri işlemi, istinabe olunan yerdeki icra dairesi tarafından ve o yerdeki bilirkişiler aracılığıyla yapılmıştır. Dolayısıyla, bu işlemin hukuka ve olaya uygunluğunu denetleyecek en yetkin merci, o icra dairesinin bağlı olduğu ve denetimini yapan icra mahkemesidir. Bu, hem yargılamanın daha hızlı ve etkin yapılmasını sağlar hem de işlemin yapıldığı yerdeki koşullara ve bilirkişilere en hakim olan mahkemenin karar vermesine olanak tanır. (Kaynak: https://kadimhukuk.com.tr/makale/kiymet-takdirine-itiraz-davasi-dilekcesi/)