6706 sayılı Kanun m. 11/3, iade talebinin 'ölüm cezası veya insan onuru ile bağdaşmayan bir ceza' gerektiren suçlara ilişkin olması halinde iadenin reddedileceğini düzenlemektedir. Ancak bu ret kuralı mutlak değildir. Talep eden devletin hangi taahhütte bulunması halinde iade talebi kabul edilebilir? Bu düzenleme, Türkiye'nin hangi uluslararası insan hakları yükümlülüklerinin bir yansımasıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #166998

İade talebi, talep eden devletin 'öngörülen cezanın infaz edilmeyeceğine dair yeterli teminat vermesi' halinde kabul edilebilir. Yani, talep eden devlet, iade edilecek kişinin ölüm cezasına çarptırılmayacağını veya insan onuru ile bağdaşmayan bir cezaya (örneğin işkence, zalimane muamele) maruz kalmayacağını diplomatik yollarla ve güvenilir bir şekilde garanti etmelidir. Bu teminat verilmezse, iade talebi reddedilmek zorundadır. Bu düzenleme, Türkiye'nin taraf olduğu temel insan hakları sözleşmelerindeki yükümlülüklerinin bir yansımasıdır. Özellikle: 1) İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi (İHAS) Protokol No. 6 ve 13: Ölüm cezasını yasaklar. 2) İHAS Madde 3: Hiç kimsenin işkenceye, insanlık dışı veya onur kırıcı ceza veya muameleye tabi tutulamayacağını belirtir. İHAM'ın *Soering/Birleşik Krallık* kararından bu yana geliştirdiği içtihada göre, bir kişiyi bu tür muamelelere maruz kalma riski olan bir ülkeye iade etmek, gönderen devletin Madde 3 kapsamındaki sorumluluğunu doğurur (non-refoulement ilkesi). 6706 sayılı Kanun'daki bu düzenleme, bu uluslararası yükümlülüklere uyumu sağlamaktadır. (Kaynak: https://barandogan.av.tr/blog/mevzuat/suclularin-iadesi-suclunun-geri-verilmesi-sartlari.html)