Yargılamanın iadesi talebini inceleyen mahkemenin, HMK m. 378/2 uyarınca talepte bulunandan 'uygun bir miktar teminat göstermesini' isteyebilmesi hangi amaca hizmet etmektedir? Mahkeme bu takdir yetkisini kullanırken hangi kriterleri göz önünde bulundurmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #166993

Bu düzenleme, yargılamanın iadesi talebinin kötüye kullanılmasını önlemek ve karşı tarafın muhtemel zararını güvence altına almak amacına hizmet etmektedir. Yargılamanın iadesi, kesinleşmiş bir hükmü ortadan kaldırabilecek olağanüstü bir kanun yoludur. Haksız veya dayanaksız bir talep, karşı taraf için yeni bir yargılama külfeti, masraf ve zaman kaybı anlamına gelebilir. Ayrıca, kesin hükme dayanarak elde ettiği hakların icrasını geciktirebilir veya engelleyebilir. İşte bu 'zarar ve ziyan' ihtimaline karşı mahkeme, talebin ciddiyetini de değerlendirerek teminat isteyebilir. Mahkeme bu takdir yetkisini kullanırken şu kriterleri göz önünde bulundurmalıdır: 1) Dayanılan Sebebin Niteliği: Yargılamanın iadesi sebebinin (HMK m. 375) ne kadar ciddi ve ispatlanabilir olduğu. Zayıf veya şüpheli bir nedene dayanan taleplerde teminat istenmesi daha olasıdır. 2) Karşı Tarafın Uğrayabileceği Muhtemel Zarar: Talebin kabul edilmesi halinde kararın icrasının duracak olması, karşı tarafın bu süreçte uğrayabileceği mali kayıplar. 3) Talepte Bulunanın Ekonomik Durumu: Adalete erişim hakkını engellemeyecek, orantılı bir teminat miktarı belirlenmelidir. Haksız olduğu bariz olmayan taleplerde, kişiyi dava açmaktan alıkoyacak ağırlıkta teminat istenmemelidir. (Kaynak: https://barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-378-inceleyecek-mahkeme-ve-teminat.html)