İYUK m. 12 uyarınca, bir idari işlemin 'icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı' tam yargı davası açılabilmesi ne anlama gelmektedir? Bir kamulaştırma kararının tebliğ edilmesi ile bu karara dayanılarak taşınmaza fiilen el atılması eylemlerini, dava açma sürelerinin başlangıcı açısından karşılaştırarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #166992

Bir idari işlemin 'icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı' dava açılabilmesi, işlemin kendisinin tesis edildiği anda bir zarar doğurmayıp, ancak fiilen uygulanmaya başlandığında zarara yol açtığı durumları ifade eder. Bu tür durumlarda, tam yargı davası açma süresi, işlemin tebliğ veya öğrenme tarihinden değil, zararı doğuran 'icra' tarihinden itibaren başlar. Örnek üzerinden karşılaştırma: 1) Kamulaştırma Kararının Tebliği: Kamulaştırma kararı, bir idari işlemdir. Bu kararın hukuka aykırı olduğunu düşünen bir kişi, kararın kendisine 'tebliğ' edildiği tarihi izleyen günden itibaren 60 gün içinde bu işleme karşı iptal davası açabilir. Bu aşamada, eğer karar bir hak ihlali yaratıyorsa (örneğin bedel tespitiyle ilgili), doğrudan tam yargı davası da açılabilir ve süre yine tebliğden başlar. 2) Taşınmaza Fiilen El Atılması: Kamulaştırma kararına dayanılarak idarenin taşınmaza fiilen el atması, bu kararın 'icrası'dır. Bu el atma eylemi, tebliğ anında var olmayan yeni ve somut bir zarara (kullanım hakkının kaybı, ürün kaybı vb.) yol açar. İşte bu zararın tazmini için açılacak tam yargı davasında süre, işlemin tebliğ edildiği tarihten değil, fiili el atmanın gerçekleştiği 'icra' tarihinden itibaren işlemeye başlar. Bu, ilgililere hak arama için ek bir imkan ve farklı bir süre başlangıcı tanıyan önemli bir usul kuralıdır. (Kaynak: https://kadimhukuk.com.tr/makale/idari-yargilama-usulu-kanunu-12-madde-iyuk/)