İşten kendi isteğiyle ayrılan (istifa eden) işçinin, ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü hangi şartlarda doğar? Bu durum, 4857 sayılı İş Kanunu'na tabi işçiler ile Borçlar Kanunu'na tabi çalışanlar açısından farklılık gösterir mi? Makaledeki açıklamaları karşılaştırınız.
İşçinin ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü, 'belirsiz süreli' iş sözleşmesini 'haklı bir neden olmaksızın' ve İş Kanunu m. 17'de belirtilen 'bildirim sürelerine uymadan' derhal feshetmesi (istifa etmesi) durumunda doğar. İşveren, bu haksız ve bildirimsiz fesihten dolayı uğradığı zarara karşılık olarak işçiden, onun kıdemine göre belirlenen bildirim süresine ilişkin ücret tutarında ihbar tazminatı talep edebilir. Makalede bu durumun, 4857 sayılı İş Kanunu'na tabi işçiler ile Borçlar Kanunu'na tabi çalışanlar açısından farklılık gösterdiği belirtilmiştir: 4857 sayılı İş Kanunu'na Tabi İşçiler: Yukarıda açıklanan şekilde, işveren işçiden bildirim süresine ilişkin ücret tutarında (2 ila 8 haftalık) ihbar tazminatı talep edebilir. Borçlar Kanunu'na Tabi Çalışanlar (veya İş Kanunu kapsamındaki belirli süreli sözleşmeyi haksız fesheden işçi): Bu durumda Borçlar Kanunu m. 439 uygulanır. İşveren, işçiden doğrudan 'aylık ücretin dörtte birine eşit bir tazminat' isteme hakkına sahiptir. Ayrıca, eğer zararı bu miktarı aşıyorsa, 'ek zararlarının giderilmesini' de talep edebilir. Görüldüğü gibi, İş Kanunu'nda tazminat bildirim süresine endeksliyken, Borçlar Kanunu'nda sabit oranlı bir götürü tazminat ve onu aşan zararı talep etme hakkı düzenlenmiştir. (Kaynak: https://kadimhukuk.com.tr/makale/kendi-istegiyle-isten-ayrilan-tazminat-alabilir-mi/)