Bir haksız fiil davasında davacı, zararının miktarını kesin olarak ispat edememektedir. Mülga BK m. 42/2 (yeni TBK m. 50/2) uyarınca hakimin zararı takdir edebilmesi için, davacının en azından hangi hususları mahkemeye sunması veya ispat etmesi beklenir? (YHGK, 2019/4-85 E.)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #166988

Mülga BK m. 42/2, hakime sınırsız bir takdir yetkisi vermez. Hakimin bu yetkisini kullanabilmesi için davacının, zararının miktarını tam olarak ispat edemese de, en azından zararın varlığını ve bu zararın miktarının belirlenmesine yardımcı olacak temel olguları ve emareleri ortaya koyması beklenir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2019/4-85 E., 2019/314 K. sayılı kararındaki uyuşmazlık (soybağı reddedilen çocuklara yapılan masraflar) bağlamında, davacının şunları sunması beklenir: 1) Zararın Varlığına İlişkin Olgular: Davacının, çocukların velayetinin kendisinde olduğu dönemleri, onların temel bakım, eğitim, sağlık gibi ihtiyaçlarını karşıladığını hayatın olağan akışı çerçevesinde ortaya koyması gerekir. 2) Miktarın Takdirine Esas Olacak Veriler: Davacı, her harcamayı belgeleyemese de, çocukların yaşı, gittikleri okullar, genel yaşam standardı, sağlık durumları gibi, hakimin 'halin mutat cereyanını' (olayların normal akışını) değerlendirmesine olanak tanıyacak verileri sunmalıdır. Kısacası, davacı 'bir zararın doğduğunu somut delillerle ispat edememiş de olsa – böyle bir zararın doğumunu kabule esas olan ve miktarının tespitini kolaylaştıran olayları ispat etmelidir'. Davacının hiçbir somut olgu sunmadan sadece 'zararım var' demesi, hakimin bu maddeyi uygulaması için yeterli değildir. (Kaynak: https://www.zulkufarslan.av.tr/soybaginin-reddi-davasi/)