TMK m. 153'e göre, küçük veya kısıtlının yasal temsilcisinin izni olmadan evlenmesi halinde, yasal temsilci evlenmenin iptalini dava edebilir. Ancak hangi durumlarda yasal temsilcinin bu dava hakkı ortadan kalkar? Bu istisnaların temelindeki mantık nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #166984

Yasal temsilcinin evlenmenin iptalini dava etme hakkı, TMK m. 153/2'de sayılan şu durumlarda ortadan kalkar: 1) Evlenen kimsenin sonradan on sekiz yaşını doldurmak suretiyle ergin olması. 2) Kısıtlının kısıtlılık halinin sona ermesi. 3) Kadının gebe kalması. Bu istisnaların temelindeki mantık, evliliğin kurulmasındaki başlangıçtaki sakatlığın, sonradan ortaya çıkan ve evliliğin devamında daha üstün bir menfaat yaratan durumlar karşısında önemini yitirmesidir. Kanun koyucu, bu hallerde evlilik birliğini korumayı, iptal etmekten daha yararlı görmüştür. Örneğin, kişinin ergin olmasıyla birlikte artık kendi kararlarını verebilecek hukuki ehliyete sahip olması, başlangıçtaki izin eksikliğini anlamsız kılar. Benzer şekilde, kadının gebe kalmasıyla birlikte, doğacak çocuğun ve kurulmuş olan aile birliğinin menfaati, yasal temsilcinin başlangıçtaki rızasının yokluğundan daha üstün tutulmuştur. Bu düzenlemeler, evliliğin devamındaki fiili ve hukuki durumu, başlangıçtaki şekli bir eksikliğe tercih eden pragmatik bir yaklaşımdır. (Kaynak: https://or.av.tr/evliligin-iptali-davasi/)