Gaiplik kararının istenebilmesi için kanunda öngörülen 'ölüm tehlikesi içinde kaybolma' (TMK m. 33) ve 'uzun zamandan beri haber alınamama' halleri arasında süre ve ispat açısından ne gibi farklar vardır? Gaiplik kararı verilmesi halinde, mirasçıların tereke mallarını alabilmeleri için TMK m. 584 uyarınca göstermeleri gereken güvencenin süresi bu iki halde nasıl farklılaşır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #166971

İki hal arasındaki farklar şunlardır: 1) Süre: Ölüm tehlikesi içinde kaybolma halinde, gaiplik kararı istenebilmesi için bu tehlikeli olayın üzerinden en az 'bir yıl' geçmesi gerekir. Kendisinden uzun zamandan beri haber alınamama durumunda ise son haber alma tarihinin üzerinden en az 'beş yıl' geçmesi gerekir. Kanun koyucu, ölüm ihtimalinin daha kuvvetli olduğu ilk durumda daha kısa bir süre öngörmüştür. 2) İspat: Ölüm tehlikesi içinde kaybolma halinde, davacının sadece kaybolmayı değil, kaybolmanın 'ölüm tehlikesi' içeren bir olay (uçak kazası, sel, deprem vb.) içinde gerçekleştiğini ispat etmesi gerekir. Uzun zamandan beri haber alınamama halinde ise kişinin hayatta olduğuna dair bir bilgiye ulaşılamadığının ve son haber alma tarihinin üzerinden beş yıl geçtiğinin ispatı yeterlidir. Güvence Süresindeki Farklılık: Gaiplik kararıyla birlikte miras açılır ancak gaibin veya üstün hak sahibi başka bir mirasçının ortaya çıkma ihtimaline karşı mirasçılar güvence göstermek zorundadır. TMK m. 584'e göre bu güvencenin süresi, gaiplik sebebine göre farklıdır: - Ölüm tehlikesi içinde kaybolma durumunda güvence süresi 'beş yıldır'. - Uzun zamandan beri haber alınamama durumunda güvence süresi 'on beş yıldır'. Her iki halde de bu süreler, en çok gaibin yüz yaşına varmasına kadar olan süre ile sınırlıdır. (Kaynak: https://ayboga.av.tr/gaiplik-karari-ve-davasi/)