657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 108. maddesinin (E) fıkrası, beş hizmet yılını tamamlamış memura isteği üzerine toplam bir yıla kadar aylıksız izin verilebileceğini düzenlemektedir. Bu iznin verilmesi idarenin takdirine bağlı mıdır, yoksa memurun bir hakkı mıdır? Bu fıkradaki 'ancak' ile başlayan istisnayı açıklayınız.
Fıkranın lafzı ('istekleri hâlinde... aylıksız izin verilebilir') idareye bir takdir yetkisi tanıdığı şeklinde yorumlanabilir. Ancak genel idare hukuku ilkeleri ve Danıştay'ın yerleşik uygulaması, kanunda belirtilen şartlar (beş hizmet yılını tamamlama ve talep) gerçekleştiğinde, idarenin bu izni kamu hizmetinin aksamaması gibi somut ve haklı bir gerekçe göstermeksizin keyfi olarak reddedemeyeceği yönündedir. Dolayısıyla, bu bir mutlak hak olmasa da, şartları taşıyan memurun talebine karşı idarenin takdir yetkisi sınırlıdır. Fıkradaki istisna şudur: 'Ancak, olağanüstü hâl veya genel hayata müessir afet hâli ilan edilen bölgelere 72. madde gereğince belli bir süre görev yapmak üzere zorunlu olarak sürekli görevle atananlar hakkında bu bölgelerdeki görev süreleri içinde bu fıkra hükmü uygulanmaz.' Bu istisna, OHAL veya afet bölgeleri gibi kritik yerlerde görev yapan ve oraya zorunlu olarak atanmış memurların, o bölgedeki görev süreleri boyunca bu bir yıllık keyfi aylıksız izin hakkından yararlanamayacaklarını belirtir. Amaç, kritik dönemlerde ve yerlerde kamu hizmetlerinde sürekliliği ve personel devamlılığını sağlamaktır. (Kaynak: https://kadimhukuk.com.tr/makale/devlet-memurlari-kanunu-108-madde-dmk/)