TCK m. 94'te tanımlanan 'işkence' suçu ile TCK m. 96'da tanımlanan 'eziyet' suçu arasındaki temel ayrım noktaları, özellikle failin sıfatı ve fiillerin niteliği açısından nelerdir?
İki suç arasındaki temel ayrım noktaları şunlardır: 1) Failin Sıfatı: İşkence suçunun (TCK m. 94) faili, ancak bir 'kamu görevlisi' olabilir. Bu suç, kamu görevinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılmasıyla işlenir. Suça iştirak eden diğer kişiler de kamu görevlisi gibi cezalandırılır (m. 94/4). Eziyet suçunun (TCK m. 96) faili ise 'herkes' olabilir; failin kamu görevlisi olması şart değildir. 2) Fiillerin Niteliği ve Amacı: Her iki suç da kasten yaralama, hakaret, tehdit gibi fiillerin 'sistematik bir şekilde ve belli bir süreç içinde' işlenmesini gerektirir. Ancak TCK m. 94'ün gerekçesinde ve milletlerarası sözleşmelerde belirtildiği üzere işkence, genellikle bir kamu görevlisi tarafından bilgi veya ikrar elde etmek, cezalandırmak veya ayrımcılık yapmak gibi belirli bir amaçla gerçekleştirilen, kişinin bedensel ve ruhsal bütünlüğünü ağır şekilde tahrip eden fiillerdir. Eziyet ise daha genel bir kavram olup, bir kimseye insan onuruyla bağdaşmayan ve acı çekmesine yol açan sistematik davranışları ifade eder ve belirli bir amaç aranmaz. İşkence suçunda, mağdurun 'algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesi' unsuru özellikle vurgulanırken, eziyette daha genel olarak 'eziyet çekmesine yol açacak davranışlar'dan bahsedilir. Kısacası, failin kamu görevlisi olması işkence suçunun kurucu unsurudur. (Kaynak: https://www.zulkufarslan.av.tr/tck-iskence-ve-eziyet/)