Anayasa Mahkemesi'nin 24.05.2023 tarihli *Yunus Acar* kararında, idari yaptırımlara karşı yapılan itirazlarda, mahkemenin sadece 'kolluk tutanağının aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğu' şeklindeki 'hukuka uygunluk karinesine' dayanarak itirazı reddetmesi neden 'silahların eşitliği' ilkesinin ihlali olarak kabul edilmiştir? Bu karara göre mahkemenin yapması gereken inceleme nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #166947

Bu durumun 'silahların eşitliği' ilkesinin ihlali olarak kabul edilmesinin nedeni, idarenin kamu gücünü kullanarak tek taraflı düzenlediği bir belgeye (tutanak) karşı, daha zayıf konumdaki bireyin iddia ve delillerini etkili bir şekilde incelemeden, ispat yükünü tamamen bireyin üzerine yıkarak karar verilmesidir. AYM'ye göre, hukuka uygunluk karinesi, yargılamanın sonucunu otomatik olarak belirleyen bir kural değildir; aksi takdirde yargı yolu anlamsızlaşır. Bireyi, Devlete karşı baştan dezavantajlı bir konuma sokar. *Yunus Acar* kararında AYM, başvurucunun alkolmetrenin çalışmadığı, olayın hemen ardından aldığı hastane raporunda alkolsüz çıktığı gibi tutanağın doğruluğuna şüphe düşüren ciddi iddiaları ve delilleri olduğunu belirtmiştir. Sulh Ceza Hakimliğinin bu iddiaları araştırmadan, tanıkları (tutanak mümzilerini) dinlemeden, cihazın durumu hakkında bir inceleme yapmadan, sadece 'tutanak aksini ispatlayamadın' diyerek itirazı reddetmesi, ispat yükünün haksız bir şekilde ters çevrilmesi ve savunma imkanının anlamsız hale getirilmesidir. Bu nedenle silahların eşitliği ilkesi ihlal edilmiştir. Mahkemenin yapması gereken, başvurucunun iddialarını ciddiye almak, sunduğu delilleri (hastane raporu vb.) değerlendirmek ve maddi gerçeği ortaya çıkarmak için gerekli araştırmayı (tutanak mümzilerini dinlemek, cihazın kalibrasyon kayıtlarını istemek vb.) yapmaktır. (Kaynak: https://sen.av.tr/tr/makale/idari-yaptirima-itirazda-silahlarin-esitligi-ilkesi)