Bir evliliğin mutlak butlanla batıl olması (TMK m. 145) ile nispi butlanla iptal edilebilir olması (TMK m. 148 vd.) arasındaki temel farklar; dava açma hakkına sahip kişiler, dava açma süreleri ve evliliğin akıbeti açısından nelerdir?
Temel farklar şunlardır: 1) Dava Açma Hakkına Sahip Kişiler: Mutlak butlan, kamu düzenini ilgilendiren ağır sakatlık halleridir (mevcut evlilik, sürekli akıl hastalığı vb.). Bu nedenle dava, sadece eşler tarafından değil, ilgili olan herkes ve Cumhuriyet savcısı tarafından re'sen açılabilir (TMK m. 146). Nispi butlan ise, irade sakatlığı gibi daha çok taraf menfaatini ilgilendiren durumlardır (yanılma, aldatma, korkutma). Bu nedenle dava açma hakkı, sadece yanıltılan, aldatılan, korkutulan eşe veya yasal temsilcisine aittir. 2) Dava Açma Süreleri: Mutlak butlan nedenleri kamu düzenini ilgilendirdiği için, evlilik devam ettiği sürece herhangi bir hak düşürücü süreye tabi olmaksızın her zaman dava açılabilir. Nispi butlan ise hak düşürücü sürelere tabidir. TMK m. 152'ye göre, iptal sebebinin öğrenildiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak altı ay ve her halde evlenmenin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. 3) Evliliğin Akıbeti: Mutlak butlan sebeplerinden olan ayırt etme gücünün sonradan kazanılması veya akıl hastalığının iyileşmesi durumunda, sadece bu eş dava açabilir; diğer ilgililer dava açamaz (TMK m. 147). Ayrıca, evliyken yeniden evlenen kişinin önceki evliliği sona ermişse ve ikinci evlilikte diğer eş iyiniyetli ise, bu evliliğin butlanına karar verilemez. Nispi butlanda ise, hak düşürücü süreler geçtiğinde veya yasal temsilcinin izni olmadan evlenen kişi sonradan ergin olduğunda, kısıtlılığı kalktığında veya kadın gebe kaldığında evlilik geçerli hale gelir ve iptal edilemez (TMK m. 153). (Kaynak: https://or.av.tr/evliligin-iptali-davasi/)