Makalede, TCK m. 220/6 (örgüt adına suç işleme) ile TCK m. 220/7 (örgüte yardım etme) arasındaki ayrıma değinilmiştir. Bir kişinin, örgütün bir mitingine katılmaktan ibaret eyleminin TCK m. 220/6 kapsamında değerlendirilmesinin sakıncalarını ve bu eylemin hangi şartlarda TCK m. 220/7 kapsamında kalabileceğini açıklayınız. Öncü suçtan HAGB kararı verilmesi TCK m. 220/6'nın uygulanmasına engel midir?
Mitinge katılma gibi bir eylemin doğrudan TCK m. 220/6 (örgüt adına suç işleme) kapsamında değerlendirilmesi sakıncalıdır, çünkü bu durum kişinin örgüt adına belirli bir suçu işleme kastıyla hareket ettiğinin ispatını gerektirir. Sadece bir toplantıya katılmak, başlı başına bir suç işleme eylemi değildir ve bu tür geniş bir yorum ifade ve toplanma özgürlüğünü ihlal edebilir. Bu eylem, eğer kişinin kastı örgüte sempati ve desteğini göstermek ise ve örgüt üyeliği yoğunluğuna ulaşmıyorsa, TCK m. 220/7 (örgüte yardım) kapsamında değerlendirilebilir. Ancak bunun için dahi yardım kastının ve eyleminin örgüte somut bir fayda sağlaması gerekir. Makaleye göre, öncü suçtan (örneğin 2911 sayılı Kanuna muhalefet) HAGB kararı verilmesi, TCK m. 220/6'nın uygulanmasına engeldir. Çünkü TCK m. 220/6, 'örgüt adına suç işleyen kişi' ibaresiyle, ortada işlendiği kesinleşmiş bir mahkumiyet kararıyla sabit olan bir suçun varlığını aramaktadır. HAGB kararı, CMK m. 231 uyarınca hukuki anlamda bir mahkumiyet hükmü değildir ve denetim süresi sonunda ortadan kalkar. Dolayısıyla, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet bulunmayan bir öncü suça dayanılarak TCK m. 220/6'dan ceza verilemez. (Kaynak: https://sen.av.tr/tr/makale/orgut-adina-suc-isleme-sucunun-iptalinin-ilk-yansimalari)