6356 sayılı Kanun'a göre toplu iş sözleşmesi yapma ehliyeti, işçi ve işveren tarafı açısından ne gibi farklılıklar göstermektedir? Sendika üyesi bir işverenin, üyesi olduğu sendika dışında kendi başına toplu iş sözleşmesi yapmaya teşebbüs etmesinin hukuki sonucu nedir?
Temel farklılık, işçi tarafının ehliyetinin mutlaka bir 'işçi sendikası'na bağlı olmasına karşın, işveren tarafının bireysel olarak da ehliyetli olabilmesidir. İşçi tarafı için ehliyet: 6356 sayılı Kanun uyarınca, işçiler bireysel olarak veya sendika dışı bir örgütlenme (dernek, vakıf vb.) aracılığıyla toplu iş sözleşmesi yapamazlar. Ehliyet, sadece ilgili işkolunda kurulu bir işçi sendikasına aittir. İşveren tarafı için ehliyet: İşveren, bir işveren sendikasına üye olmaksızın, tek başına toplu iş sözleşmesi yapma ehliyetine sahiptir. Ancak, eğer işveren bir işveren sendikasına üye ise, durum değişir. Sendika üyesi bir işverenin kendi başına toplu iş sözleşmesi yapmaya teşebbüs etmesinin hukuki sonucu, bu teşebbüsün geçersiz olmasıdır. Makalede belirtildiği ve Yargıtay içtihatlarında benimsendiği üzere, işverenin sendika üyesi olması durumunda, toplu iş sözleşmesi yapma yetkisi ve taraf sıfatı münhasıran üyesi olduğu işveren sendikasına aittir. Üye işveren, bu süreçte tek başına hareket edemez, dava açamaz veya sözleşme görüşmeleri yürütemez. (Kaynak: https://kadimhukuk.com.tr/makale/toplu-is-sozlesmesi/)