Ceza muhakemesinde 'doğrudan soru yöneltme' (CMK m. 201) ve 'çapraz sorgu' kavramları arasındaki temel fark nedir? Makalede belirtilen uygulama sorunlarından hareketle, mahkeme başkanının 'soru soranla muhatap olma, bana bakarak cevap ver' şeklindeki müdahaleleri, bu usullerin hangi temel amacını zedelemektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #166937

Temel fark şudur: 'Doğrudan soru yöneltme', taraf vekillerinin (Cumhuriyet savcısı, katılan vekili, müdafi) araya mahkeme başkanı veya hakimi girmeksizin tanığa doğrudan soru sorabilmesidir. Sanık veya katılan ise sorularını hakim vasıtasıyla sorar. 'Çapraz sorgu' ise daha özel bir tekniktir; bir tarafın, karşı tarafın tanığına, genellikle yönlendirici ve 'evet/hayır' cevabı almaya yönelik sorular sormasıdır. Genellikle bir taraf kendi tanığına doğrudan sorgusunu bitirdikten sonra diğer tarafın çapraz sorgusu başlar. Mahkeme başkanının 'soru soranla muhatap olma, bana bakarak cevap ver' gibi müdahaleleri, bu usullerin en temel amacı olan 'delilin doğrudan doğruya ve aracısız bir şekilde tartışılması' ilkesini zedeler. Çapraz sorgunun amacı, tanığın beyanlarındaki tutarlılığı, güvenilirliği ve doğruluğu, soru soranın kurduğu mantıksal silsile içinde, tanık ile doğrudan bir diyalog kurarak test etmektir. Hakimin bu şekilde araya girmesi, soru soran ile tanık arasındaki psikolojik ve mantıksal bağı koparır, sorgunun akıcılığını ve etkinliğini bozar, maddi gerçeğe ulaşmayı zorlaştırır. Bu durum, CMK m. 201 ve İHAS m. 6/3-d'de güvence altına alınan tanığa soru sorma hakkının özünü zedeleyen bir uygulama hatasıdır. (Kaynak: https://sen.av.tr/tr/makale/tanıga-dogrudan-ve-capraz-sorgu-sorunlari)