Bir icra takibinde, haczedilen taşınmaz için yapılan kıymet takdiri raporu borçluya usulüne uygun tebliğ edilmemiştir. Borçlu, bu durumdan satış ilanının kendisine tebliği ile haberdar olmuştur. Bu durumda borçlunun kıymet takdirine itiraz etme hakkı devam eder mi, yoksa 7 günlük hak düşürücü süre geçmiş sayılır mı? Makaledeki açıklamayı Yargıtay kararı ile destekleyerek analiz ediniz.
Borçlunun kıymet takdirine itiraz hakkı, satış ilanının tebliği tarihinden itibaren 7 gün içinde kullanılmak kaydıyla devam eder. Makalede, 'Kıymet takdiri tebliğ işlemi usulsüz olsa bile borçlunun en geç satış ilanının tebliğ edildiği tarihte kıymet takdirini öğrendiğinin kabulü gerekir' ifadesi yer almaktadır. Bu, usulsüz tebligata rağmen, borçlunun daha sonraki bir aşamada (satış ilanı tebliği) durumu kesin olarak öğrendiği ve bu öğrenme tarihinin hak düşürücü sürenin başlangıcı olarak kabul edildiği anlamına gelir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 22/10/2020 tarihli, E. 2020/7107, K. 2020/9082 sayılı kararında da bu ilke teyit edilmiştir. Kararda, kıymet takdir raporunun borçluya usulüne uygun tebliğ edilmediği ve borçlunun kıymet takdirine muttali olduğuna dair başka bir işlem bulunmadığı durumlarda, kıymet takdirine ilişkin hususların ihalenin feshi davasında değerlendirilebileceği belirtilmektedir. Bu, öğrenme gerçekleşmediği sürece hakkın kaybolmadığını, ancak satış ilanı gibi kesin bir öğrenme anı varsa sürenin bu andan itibaren başlayacağını göstermektedir. Dolayısıyla, borçlu satış ilanını tebellüğ ettiği tarihten itibaren 7 gün içinde şikâyet yoluna başvurabilir. (Kaynak: https://kadimhukuk.com.tr/makale/kiymet-takdirine-itiraz-davasi-dilekcesi/)