Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2018/162 K. sayılı kararında, davalının, kendisine gösterilen belgelerdeki imzanın kendisine değil bir yakınına ait olduğunu bildirmesi halinde, mahkemenin hangi hukuki kurumu değerlendirmesi gerektiği belirtilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #166536

Bu durumda mahkemenin, Borçlar Kanunu'nda (TBK m. 40 vd.) düzenlenen 'temsil' kurumunu değerlendirmesi gerektiği belirtilmiştir. Bir belgedeki imzanın doğrudan tarafın kendisine ait olmaması, o belgenin tarafı bağlamayacağı anlamına gelmez. Eğer imzayı atan 'yakın', o işlemi taraf adına yapmaya yetkili bir 'temsilci' ise, bu işlem yine de tarafı bağlar. Temsil yetkisi, yazılı bir vekaletname ile verilebileceği gibi, zımni (örtülü) olarak da verilebilir veya işlem sonradan tarafça onaylanabilir (icazet). Mahkemenin araştırması gereken husus, imzayı atan yakının, o belgeyi imzalama konusunda davalı tarafından yetkilendirilip yetkilendirilmediği veya davalının bu işleme sonradan onay verip vermediğidir. Bu temsil ilişkisi kanıtlanırsa, imza başkasına ait olsa bile belge davalıyı bağlayıcı bir delil haline gelir. (Referans: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-216-mahkemece-belge-aslinin-istenmesi-ve-geri-verilmesi.html)