28 Şubat davası bağlamında, Refahyol Hükümeti'nin 18 Haziran 1997'de sona ermesi, Başbakan Necmettin Erbakan'ın istifasıyla gerçekleşmiştir. Bu istifanın, mülga TCK m. 147'deki 'Hükümeti cebren iskat' suçunun netice unsuru olarak kabul edilip edilemeyeceği, rahmetli Erbakan'ın istifa gerekçesi göz önüne alındığında neden tartışmalıdır?
Bu durumun tartışmalı olmasının temel sebebi, istifanın görünen (resmi) nedeni ile iddia edilen (gerçek) nedeni arasındaki fark ve 'cebir' unsurunun varlığının ispat zorluğudur. Mülga TCK m. 147, neticenin 'cebren' yani fiziki bir zorlama ile gerçekleşmesini şart koşar. 1) Görünen Neden: Rahmetli Necmettin Erbakan, istifasının nedenini, koalisyon protokolü gereği Başbakanlığı hükümet ortağı DYP Genel Başkanı Tansu Çiller'e devretmek olarak açıklamıştır. Bu, anayasal teamüller içinde, siyasi bir manevra olarak görülebilecek, 'cebir' içermeyen bir gerekçedir. 2) İddia Edilen Neden: Davanın temelini oluşturan iddia ise, bu istifanın aslında tankların yürütülmesi, MGK kararları ve TSK'nın manevi baskısı sonucu, yani 'cebir' altında gerçekleştiğidir. Suçun netice unsurunun oluştuğunun kabulü için, mahkemenin, görünen siyasi gerekçeyi bir kenara bırakıp, istifanın aslında bu baskılar sonucu 'zorunlu' olarak yapıldığına ve bu baskının 'cebir' niteliğinde olduğuna dair bir illiyet bağı kurması gerekir. Ancak istifanın siyasi bir gerekçeyle açıklanmış olması, bu illiyet bağının ve cebir unsurunun şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatını oldukça zorlaştırmakta ve konuyu hukuki bir tartışma alanı haline getirmektedir. (Referans: sen.av.tr/tr/makale/28-subat-davasinda-kanunilik-sorunu)